Merhaba mutfak dostları...

ile içinde Röportaj üzerinde Notice: Undefined index: comment_total in /home/ilksanat/public_html/tr/catalog/view/theme/moment/template/module/kbm_article.tpl on line 41

Merhaba ile başlar dostluklar.

Nasılsınız ile pekişir.

Biz de açılışımızla birlikte, size önce merhaba demek istedik, ilk sanat mutfak takipçisi dostlarımız.

Bugün itibarıyla, aktif olarak çalışmaya başlıyoruz. İlk adımımızı da internet sayfamızla yapıyoruz. Şu anda takip ettiğiniz sitemizden sizlere ulaşmak, etkinliklerimizden haberdar etmek, sizin yorumlarınızı okumak ve belki sizlerden gelen formülleri yayınlayarak, mutfak alışkanlıklarımızı sanatsal içeriğe büründürmek istiyoruz.

Tarihteki ilk sanatın, yemek yapmak olduğunu bilir misiniz?

Her ne kadar sanat dalları içinde yer almadığı düşünülse de, yemek yapmak bir sanattır.

Hiçbirimiz annemizin yaptığı yemeği, bir başka yemekle karşılaştıramayız. Annelerimizin yaptığı yemekler, doğdukları ve yaşadıkları yöreleri anlatan ve belki de her yerde formülünü görebileceğimiz türden yemeklerdir. Peki neden aynı tadı bulamayız? Hiç düşündünüz mü?

Her ne kadar bu konuda kafa yormak yerine, bir yerlerde okuduğumuz yazılara takılarak yanıtlar verebiliriz. Oysa en basit haliyle, yanıt sorunun içindedir. O yemeklere o tadı verenler, annelerimizin ta kendisidir. Bir tarifte yazan tutam ölçeğini, herkes farklı algılayabilir. Parmakları küçük olan biriyle, daha iri olan birinin tutamı aynı olabilir mi? İşte yemekteki farklılıkları bu örnekle anlatabiliriz. Annelerimizin de kendilerine özgü bir yöntemi vardır. Bu yüzden başka birinde bu tadı bulamayız.

Bu araya bir yorum girmeliyim; zaten o tadı başkalarında da bulmayalım. Annelerimizin yemekleri, her zaman özel olsun.

Anlatmak istediğim konuya gelirsek, her yemek yapanın, yani her aşçının, hatta her ustanın ve hatta her şefin, kendine özgü bir tarzı vardır. Belki hepimizin bildiği isimlerle anılan yemekleri, ellerinin değmesiyle değiştirip, kimi zaman kendilerine has eklemeler veya eksiltmeler yaparak, kendi isimleriyle birlikte anılmasını sağlarlar.

Bir restauranta girip, basit bir ezo gelin çorbası isteyebilirsiniz. Hemen her yerde de bulmanız mümkündür. Ama genelinde sıradan olan çorbayı, bazı yerlerde yapan şefinin adıyla anabilirsiniz. İşte mutfak sanatı bu noktada başlar.

Bizim işimiz, az önce anlattığımız mutfak sanatının gelişmesini sağlamak.


Nasıl geliştirebiliriz?

Aslında çok zor değil. Öncelikli hedefimiz, dünya üzerindeki en ağır meslek sahibi kadınlarımıza, yani ev hanımlarına eğitim vermek. Bu eğitim, günlük yemek bilgilerini arttırarak, her gün yaptıkları yemeklerde, ne tür değişiklikler yapabileceklerini göstermekten başlayacak. Yurdumuzun seçkin şeflerinin yardımıyla, bazı özel bilgiler verilerek, ev hanımlarımızın da, kendi evlerinin şefleri konumuna getirmek, birinci önceliğimiz olacaktır.

Bir merhabayla başladık kendimizi anlatmaya, ama ancak başlangıç yapabildik.

Sizleri sürekli olarak bizi takip etmeye davet ediyoruz. Çünkü bu sadece başlangıç...

Fırsat buldukça, bir merhabayla başladığımız yolculuğumuza, etkinliklerimizden resimler ve anlatımlarla katkı yapacağız. Kimi zaman organizasyonlara katılacak, kimi zaman organizasyonları biz düzenleyeceğiz. Belirli dönemlerde eğitimler verecek, eğitimlerimizden güzel görüntüleri ve bazı bilgileri sizlerle paylaşacağız. Tabi ki bilgi konusunda biraz tutucu olacağımızı da not düşmeden edemeyiz.

İlk sanat mutfak ekibi olarak, yeni yaşamımızda, siz yeni dostlarımızla uzun süreli birlikte olabilmek adına, özellikle Aşçılar Günümüze rastlayan bugünde, tekrar çok büyük bir MERHABA!

 

İlk Sanat Mutfak Yönetim Kurulu

En Son Güncelleme: 17/04/2015